Anasayfa
English French German Greek Italian Russian Spanish Ukrainian Turkish
e-Posta

 

 

Vahşet ve kıyımla yok edilen bir toplumdan hâlâ izler taşıyoruz. Binlerce insan, bugün olduğu gibi geçmişte de yok edildi. Bedenlerin eridiği krematoryumlara sürüklenenlerin isi ciğerlerimize yapıştı, yüzyıllar boyu nesilden nesile geçti ve gösterişli vahşetleri, bütün dünyanın insanlık ailesinde yaşıyor!

II. Dünya savaşı sırasında Anne Frank ailesiyle beraber iki yıl boyunca Nazilerin zulmünden kurtulmak için bir evde saklanmak zorunda kalırken, günümüz insanı da kurgulanmış küçük dünyalarında saklanmak zorunda bırakılmadı mı?

Fakat bu oyun yalnızca Nazilerin vahşetini anlatmıyor! Kristal Gece’nin zamanı ve mekânı yoktur. Tüm çağlar üzre, yakılan insan bedeni, tecavüze uğrayansa insan aklıdır. Biz yalnızca şu soruyu soruyoruz: İnsan olmayı başarabildik mi?

Çünkü hangi zamanda yaşanırsa yaşansın, on üç yaşında bir kız hayatta kalabilmek için tavan arasında saklanıyorsa, bütün insanlık bir kuyunun dibinde demektir:

Bir gün karanlık bir kuyunun içinde buldum kendimi. Kuyunun duvarlarına ellerimi sürüp kokusunu duyumsadım, kan ve ceset kokusu her yanı sarmıştı. Kuyunun dibi kanlı sularla doluydu ve sudan içmek isteyen insanlar makaralarla kovalarını sallandırıp, kanlı suyu çekip içiyorlardı. Suyun her damlasında vücutlarına bir irin bulaşıyor ve naralar atarak her yere mezarlıklara bile saldırıyorlardı. Bense kuyunun dibinden korku dolu gözlerle onlara bakıyordum. Beni görmediler… Sonra bu insanların yüzlerindeki organları yer değiştiriyordu sanki ağızları alınlarına kulakları çenelerine geliyordu. İlginç bir dağ yaratığına doğru değişiyordu hepsi. Ne olduğunu anlamaya çalışıyorken tekrar uykuya daldığımı anımsıyorum. Renk renk çiçekler kokluyordum düşümde. İnsana dair tüm renkler çiçeklerde toplanmış gibiydi. Güzeldi çiçekler…

Kuyunun dibinden çıkmak için, kendinizle yüzleşmeye hazır değilsiniz. Ama bunu yapmak zorundasınız!

2 Dünya 2 Perde

Adorno, Borchert, Artaud, Teber metinlerinden

YÖNETEN: Nevzat Süs
OYUNLAŞTIRAN: Müge Saut
MÜZİK: Damla Aydın
SAHNE TASARIMI: Guşef Şen-Selin Diktaş
IŞIK REJİ: Uygar Cengiz
VİDEO-ART: Alperen İbrahimoğlu
GRAFİK TASARIM: Bülent Erdoğan
FOTOĞRAF: Cem Ersavcı-Nazım Serhat Fırat
IŞIK-VİDEO: Hande Halilbeyoğlu-Melih Pekol

OYNAYANLAR

1. Yaşlı Yarı Dünya: Müge Saut
2. Yaşlı Yarı Dünya: Tuğba Birincioğlu
Anne Frank: Tuğba Begde
Yaşam Oyuncusu: Halil Ersan
Veba: Suat Oktan
İç Ses: Cansu Fırıncı

KRİSTAL GECE

FOTOĞRAFLARI İÇİN TIKLAYINIZ

 

DEVAM EDEN OYUNUMUZ

“ZENGİN MUTFAĞI”

2009
VASIF ÖNGÖREN ÖZEL ÖDÜLÜ


“Asiye Nasıl kurtulur”, “Oyun Nasıl Oynanmalı” gibi oyunlarından tanıdığımız bu toprakların yetiştirdiği en önemli yazarlarından biri olan Vasıf Öngören’in Zengin Mutfağı oyunununu, daha önce Başar Sabuncu tarafından filmi de çekilmişti.

Zengin Mutfağı oyunu; Türk siyasi tarihinin en önemli olaylarından birini anlatarak başlıyor. 15–16 Haziran 1970 işçi eylemleriyle. İş yasalarında yapılacak olan kimi değişikliklere karşı çıkan DİSK eylem kararı almış ve işçiler iş bırakarak taleplerini dile getirmek adına yürüyüş düzenlemişlerdi. Dönemin koşullarında işçi muhalefetini durdurmak adına sıkıyönetim ilan edilmişti. Diğer taraftan Türkiye’de birçok kesimin artık kabul ettiği kontrgerilla örgütlenmesini de göstermektedir. Selim (Halil Ersan) Karakteri; temsil edilen devlet ve sermaye içerisinde yasa dışı faaliyetler yürütürken aynı zamanda Kerim Beyin köşkünde hizmetçilik yapan Kız (Müge Saut) ile nişanlıdır. Kendisine verilen görevleri yerine getirmeden Kız’la evlenmek istemez. Oyunun Ana karakterlerinden biri de Köşkte aşçı olan eski pehlivan Lütfü’dür (Nevzat Süs). Lütfü Usta; sorgusuz bir biçimde patronuna bağlı, gelişen olayları seyirciye aktarmak adına kilit bir noktada durur. Köşke getirilen terbiyeli kurt köpeğiyle Selim karakteri arasında koşutluk kurulurken, köpeğin önüne gelene saldırmasından dolayı Lütfü Ustanın onu zehirleme isteği büyük bir parodiye dönüşür.  Oyunun diğer kahramanları Ahmet (Suat Oktan) ve Şoför Seyfi (Ulaş Kotan) gelişen olaylar karşısında tutumlarıyla oyuna zenginlik katıyor.

Vasıf Öngören,  Alman Tiyatro yazarı ve kuramcısı Bertolt Brecht’in geliştirdiği “epik tiyatro” yöntemiyle oyunu yazmış, oyuncular da bu biçime sadık kalarak sahneye taşımış. Oyunun günlük hayatın bütün doğallığını taşıması izleyici ile güçlü bağlar kurmasına neden oluyor. Sıradan insanların hem kendi hayatlarını hem de başkalarının hayatlarını nasıl etkilediklerini tüm çıplaklığıyla görüyoruz oyunda.

YAZAN Vasıf Öngören

YÖNETEN Müge Saut

YÖNETMEN YRD. Selen Şeşen-Hande Halilbeyoğlu

MÜZİK Ruhi Su
KARİKATÜR
Kemal Gönen

GÖRSEL TASARIM Bülent Erdoğan

OYNAYANLAR

Nevzat Süs LÜTFÜ USTA, Suat Oktan AHMET, Halil Ersan SELİM,
Müge Saut KIZ, Ulaş Kotan ŞOFÖR SEYFİ

 
Slideshow Image 1
Slideshow Image 2
Slideshow Image 3
Slideshow Image 4

Şu anda 2 konuk çevrimiçi
Anasayfa
toolbar powered by www.mit3xxx.de
Tiyatro