| | Yazdır | | e-Posta |
|
Vahşet ve kıyımla yok edilen bir toplumdan hâlâ izler taşıyoruz. Binlerce insan, bugün olduğu gibi geçmişte de yok edildi. Bedenlerin eridiği krematoryumlara sürüklenenlerin isi ciğerlerimize yapıştı, yüzyıllar boyu nesilden nesile geçti ve gösterişli vahşetleri, bütün dünyanın insanlık ailesinde yaşıyor!
II. Dünya savaşı sırasında Anne Frank ailesiyle beraber iki yıl boyunca Nazilerin zulmünden kurtulmak için bir evde saklanmak zorunda kalırken, günümüz insanı da kurgulanmış küçük dünyalarında saklanmak zorunda bırakılmadı mı? Fakat bu oyun yalnızca Nazilerin vahşetini anlatmıyor! Kristal Gece’nin zamanı ve mekânı yoktur. Tüm çağlar üzre, yakılan insan bedeni, tecavüze uğrayansa insan aklıdır. Biz yalnızca şu soruyu soruyoruz: İnsan olmayı başarabildik mi? Çünkü hangi zamanda yaşanırsa yaşansın, on üç yaşında bir kız hayatta kalabilmek için tavan arasında saklanıyorsa, bütün insanlık bir kuyunun dibinde demektir: Bir gün karanlık bir kuyunun içinde buldum kendimi. Kuyunun duvarlarına ellerimi sürüp kokusunu duyumsadım, kan ve ceset kokusu her yanı sarmıştı. Kuyunun dibi kanlı sularla doluydu ve sudan içmek isteyen insanlar makaralarla kovalarını sallandırıp, kanlı suyu çekip içiyorlardı. Suyun her damlasında vücutlarına bir irin bulaşıyor ve naralar atarak her yere mezarlıklara bile saldırıyorlardı. Bense kuyunun dibinden korku dolu gözlerle onlara bakıyordum. Beni görmediler… Sonra bu insanların yüzlerindeki organları yer değiştiriyordu sanki ağızları alınlarına kulakları çenelerine geliyordu. İlginç bir dağ yaratığına doğru değişiyordu hepsi. Ne olduğunu anlamaya çalışıyorken tekrar uykuya daldığımı anımsıyorum. Renk renk çiçekler kokluyordum düşümde. İnsana dair tüm renkler çiçeklerde toplanmış gibiydi. Güzeldi çiçekler…
Kuyunun dibinden çıkmak için, kendinizle yüzleşmeye hazır değilsiniz. Ama bunu yapmak zorundasınız! 2 Dünya 2 Perde Adorno, Borchert, Artaud, Teber metinlerinden YÖNETEN: Nevzat Süs 1. Yaşlı Yarı Dünya: Müge Saut
2. Yaşlı Yarı Dünya: Tuğba Birincioğlu
Anne Frank: Tuğba Begde
İç Ses: Cansu Fırıncı
Veba: Nevzat Süs
İzleyici Yorumları
''Dövülmüş gibi olduk.'' Oyun bitince kurduğum ilk cümleydi. Kayıtsız, belleksiz günümüz insanına; yani bizlere ''seyircilere'' okkalı bir tokat attınız. Acıttı, ama olsun. Elinize sağlık. Neslihan Ü. Kristal Gece, son zamanlarda gittiğim oyunlar içerisinde, konusu-metni ve oyuncuların performansı açısından beni en fazla etkileyen oyun oldu. Öncelikle son zamanlarda izlediğim en iyi oyunlardan biriydi, Haydar F. Önce beynimiz tokatlandı. Bünyamin A. Kristal Gece, gerçekten çok güzel bir oyundu bu oyunda emeği geçenleri tebrik ederim...Özellikle seyirciyi içine çeken bir yönü vardı ki bunu göz ardı etmek mümkün değil oyunun sonunda sizleri sürpriz bekliyor... Haberveriyorum (Ziyaretçi) Dün Kristal Gece oyununu seyrettim, dehşetengiz bir oyundu cidden. Üzerimize üzerimize gelen bir tekst vardı, varla yok arası karakterler de çok etkileyiciydi. Güzel olan şeyler kitleyle buluşamayıp, kendi kaderine bırakılınca çok üzülüyorum. 20 Mart'ta Nâzım Kültür'de tekrar oynuyor oyun. Gidin görün derim, izlemeye, vakit ayırmaya değer. Haberveriyorum (Ziyaretçi) Cumartesi günü oyunu izlemeye geldik, güzeldi tebrikler... Sonunda salonda tansiyon yükseldi, orta sıralardan bir iki kişi ayaklandı biz arkalardaydık. Arkadaşım iyi ki gelmişiz Ebru dedi hatta yolda konuşmuyordu canım sıkıldı konuşsana dediğimde oyun düşündürdü dedi. Bilemiyorum, yani çevreme şöyle bir bakınayım dedim herkes beğenerek ayrıldı.. Selamlar, oyununuza Ebru'yla geldik, harika performanslar ve harika bi oyundu, tebrikler... Yeni oyunlarınızı sabırsızlıkla bekliyorum... Umarım bir gün bizzat tanışma fırsatı buluruz... Dostlukla! |












