PDF Yazdır e-Posta

Çıra gibi yanmak! (Cansu Fırıncı)

 

 


Türk Dil Kurumu Atasözleri ve Deyimler Sözlüğü’ne bakıyoruz: Marmara çırası gibi yakmak veya yanmak. "Perişan etmek, mahvetmek veya perişan olmak, mahvolmak" anlamlarında kullanılan bir deyim.

 

İki de örnek verilmiş sözlükte. İlki tiyatromuzun büyük ustalarından Haldun Taner’den:

 

  "Ben o saat anladım ki bu çapkından ümidini kesmedikçe Marmara çırası gibi yanacaktır."

 

İkinci örnek Osman Cemal Kaygılı’dan:

 

"Bunlar kendilerine tutulanları Marmara çırası gibi cayır cayır yakıyorlar."

 

İşte cuk oturan örnek!

 

Oyların yüzde 67’sini seçimlerden önce İnsanlık Anıtı’nın kafasını koparan AKP’ye veren Elazığ’da kentin sembolü olan Çayda Çıra heykeli, sessiz sedasız yerle bir edildi. 


Dün yüzüne tükürdükleri heykelleri bugün karşısına geçip, ceketlerinin kolbaşlarıyla parlatacak değillerdi a! Yüzüne tükürmekle işe başladılar, baktılar ben böyle işin içine tükürürüm diyerek yüzlerine tüküren yok, ellerini kollarını sallayarak geziyorlar siyaset arenasında, seçim meydanlarında, iktidara gelince bazıları gibi tükürdüklerini yalamayıp, gösterdiler gerçek yüzlerini.

 

Yani kabul ediyorum elbette, koskoca başbakanın, belediye başkanının heykelin karşısına geçip Kara Murat misali kılıç sallaması pek bir tuhaf, hele de sanat eserlerini ucubelikle nitelemesi tam bir kara mizah örneği ama neylersin!

 

E, adamın zihniyeti bu, heykel değil ki put dikiyorlar kentin meydanlarına, caddelerine, allaha şirk koşuyorlar, buna seyirci mi kalsınlar yani! Bütün bir ülkeyi korkudan puta çevirmişlerken, medya patronundan, majestelerinin muhalefetine kadar herkese boyun eğdirmişlerken, nasıl izin verecekler, bu heykel adı altında baş gösteren, kafa tutan, taş kafalı “insanlık iradesi”ne!

 

Adamlar koskoca ülkeyi başımıza yıkıyorlar, verilen destek artıyor, yıkılacak ne çıkarsa önüne yıkmayacak da ne yapacak? Yıkımdan sağlıyor desteğini, gücünü, yıkamazsa, güç kaybeder. Sen destek vereceksin ki sonunda evini de başına yıkacak...

 

Kaşara, bala tamah eden yurdum insanı, yaşadığı yıkımı alkış tutarak izliyor.

 

Gecekondular yıkılıyor, fabrikalar yıkılıyor, antik kentler yıkılıyor, heykeller yıkılıyor, memleket yıkılıyor... İnsanlık ayakta demeye varmıyor dilim... Kars’ta insanlık da yıkıldı...

 

Halkımız bu yıkıma onay veriyor...

 

Marmara çırası gibi yanıyoruz sonunda hep birlikte.

 

Çünkü  bunlar:

 

"kendilerine tutulanları Marmara çırası gibi cayır cayır yakıyorlar."

 

Sivas’ta yaktılar, Maraş’ta, Çorum’da kıydılar, Kars’ta, Elazığ’da yıktılar...

 

Şimdi sen, yüzde 67 ile yıkımı onaylayan Elazığlı yurttaşım, çayda çıra oynayacağım derken, çıra gibi yaktın, kendini de memleketi de... Bu yangın bundan sonra ağlayarak da sönmez, haberin olsun!

 

Yani demem o ki, yalnızca Osman Cemal kaygı duymamalı bu gidişten... Artık sen de kaygı duymaya başlasan iyi edersin Karslı, Elazığlı yurttaşım.

 

Yoksa “yandın gitti”.

 

 

 
toolbar powered by www.mit3xxx.de
Tiyatro